| Kınık Yeraltı Şehri |
|
Kastamonu-Kınık
Kazıları
Keşfi:
Kültür
Katları:
Mimaride de büyük bir gelişim göstermiştir. Burada anıtsal bir bina, Valiliğin katkılarıyla ortaya çıkartılmaktadır. Anıtsal bina, çağdaşı zengin Hatti Beylerin sarayları ile karşılaştırılabilecek ölçüdedir. Binanın, 3 metre yükseklikte korunan kale şeklindeki doğu dış duvarı, şimdilik 65 metre uzunluğunda ve 2.5 metre kalınlıktadır. Binanın sadece 6 odası açığa çıkartılmıştır. Ancak, yapının henüz tamamı kazılmamıştır. Yapının tamamı açıldıktan sonra, işlevi anlaşılacak ve bu kadar görkemli bir yapının kimler tarafından kullanıldığı, kültürleri, teknolojik düzeyleri, çağdaş kültürlerle olan ilişkileri burada sürdürülecek sistemli kazılarla mümkün olabilecektir.
Kaleden Görünüş (Doğu -Batı)
Kınık’ta ele geçen ve MÖ.II.Bin sonlarına tarihlendirilen (MÖ.1300-1200 yılları arası) Hitit madeni kaplarının buluntu yerinin bilinmesi, Hitit ve Kastamonu tarihi açısından çok büyük bir önem taşımaktadır. Bugüne değin bir çok Hitit madeni kabı illegal yollarla bulunmuş ve yurtdışına kaçırılmıştır. Değerli metalden yapılmış bu madeni eserler, Hitit dini metinlerinde bahsedildiği gibi ya kutsal bir mekana(tapınaklara) ya da sadece kralların gömüldüğü E NA4 (taş ev) lere konulan çok değerli eserler olabilir. İşte, bunların bir benzeri de Kastamonu Kınık’tan çıkartılmıştır. Kınık buluntuları içinde: üçü sağlam olan boğa başlı kutsal içki kapları (rhitonlar), üzerinde hiyeroglif yazıtı olan ve üç figür bantlı çanak, boğa başları ile bezeli kap ayaklığı (tripot), çok sayıda maşrapa vardır. Boğa, Hitit İmparatorluğun baş tanrısı Fırtına Tanrısı Teşup’un hayvanıdır. Dini törenlerde, boğa başlı kaplarla Fırtına tanrısına sunumda bulunulur. Hiyeroglifli çanağın üzerine ise kabartma bantlarla, geyik avı, domuz avı ve aslan boğa mücadelesi sahnesi işlenmiştir. Çanak, Hitit dünyasında tektir. Çanağın üzerindeki hiyeroglif yazıtta “Taprammi” ismi okunmuştur. Taprammi, Boğazköy-Hattuşa yazılı belgelerinde MÖ. 13. yy ortalarında Hitit Kralı IV. Tuthalia zamanında yaşamış önemli bir saray görevlisi olarak geçmektedir. Çanak üzerindeki yazıt, Kastamonu’da tespit edilen en eski yazıttır. Gerek boğa başları ve gerekse av sahneli çanak, Saray görevlisi Taprammi tarafından Fırtına Tanrısı Teşup’a sunulan adak kapları olarak değerlendirilmektedir. Buna göre, kapların buluntu yeri olan Delibeyoğlu Sırtı, ya Fırtına tanrısı Teşup için hazırlanmış kutsal bir alan ya da Fırtına tanrısına ait tapınak için üretimin yapıldığı atölye yeri olmalıdır.
MÖ.
I.Binde batıdan gelen Deniz Kavimleri Göçü bütün Anadolu’nun siyasi
ve sosyal düzenini bozmuştur. Bu göçler, Anadolu’da İmparatorluk kurmuş
Hitit Devletinin de çöküşünü hızlandırmış ve Anadolu’nun siyasi düzenini
bozduktan sonra, güneye Suriye’ye ve Mısır’a kadar dayanmıştır. Anadolu’da,
MÖ.1200-800 yılları arasında siyasi düzenin kurulmadığı ve yazının
kullanılmadığı karanlık bir dönem yaşanır. MÖ.800 lerden sonra Orta
Anadolu’da Frig Devleti, Doğu’da Urartu Devleti, Güneyde Geç Hitit
Beylikleri kurulmuştur. Orta Anadolu’da Frig kültürünün etki alanı
kuzeyde Kastamonu-Kınık üzerinden Sinop’a kadar uzanmaktadır.
|
|