
Tarık
TATLI
21/08/1982 Kastamonu doğumlu. İlk öğrenimini Kastamonu Devrekani
ilçesi Yunus Emre İlköğretim Okulunda, ortaöğrenimini İstanbul
Şirintepe İlköğretim okulunda; Lise yıllarını İstanbul Bağcılar
Abdurrahman Nermin Bilimli Teknik Lisesi Bilgisayar Yazılımı Bölümünde;
Ön Lisans Eğitimini Ege Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı
bölümünde tamamladı. Daha sonra Lisans Eğitimini Anadolu Üniversitesi
İşletme Fakültesi İşletme Bölümünde bitirdi.
Aynı zamanda TOPRAK
BİLİŞİM SİSTEMLERİ / TATLI MOBİLYA & DEKORASYON (TBS &
TM GROUP) işletmesinin kurucularındandır.
İstanbul
Büyükşehir Belediyesi - İSMEK bünyesinde
Bilgisayar işlt. Usta Öğretici olarak görev yapmaktadır.
Kişisel
Mail Adresi :
tarik_tatli@hotmail.com
Kurumsal Mail Adresi :
mail@toprakbilisim.net
web Adresleri
:
www.tatlimobilya.com
BİRLİĞİN
ÖNEMİ
Yazar
Erdoğan ALP
Geçirdiği
trafik kazasında hayatını kaybeden gazeteci arkadaşımız Erdoğan
ALP'in, kendi dergisi olan YENİ UFUKLAR DERGİSİ' nin 13. Sayısında
yazdığı ve Kastamonu'nun gelişmesi, kalkınması için öngördüğü
görüşleri yansıtan yazısını sizlerle paylaşıyoruz. Erdoğan ALP'e
Yüce Allah'tan başsağlığı, yaralı arkadaşlarımıza acil şifalar
diliyoruz.
Gelişmiş Anadolu kentlerine baktığımızda, gelişmelerindeki en
önemli etkenin, bu İllerde yaşanan birlik ve beraberlik ruhunun
diğer illere oranla en üst seviyede olmasını görürüz. Kayseri,
Denizli, Konya, Gaziantep, Kahramanmaraş ve bunlar gibi sayıları
pekte fazla olmayan iller, bugün bölgesel milliyetçiliğin tetiklediği
birlik ve beraberlik ruhu ile geri kalmışlık zincirini kırmanın
haklı gururunu yaşıyor.
Geri kalmış İllere baktığımızda ise, oralarda dedikodu, gıybet,
çekememezlik, değerlerine sahip çıkmama ve gizli düşmanlık gibi
bir çok hastalığın, o illerde yaşayan insanları içten içe kemirdiğini
görürüz. Bu tip illerde ki hakim zihniyet, küçük olsun benim olsun
zihniyetidir. Tek tek baktığımızda, hemen hemen bütün fertlerinin
liderlik vasıflarına sahip olduğu Kastamonu'da, bütün artılarına
ve eşsiz imkanlarına rağmen, maalesef gelişme treninin bir kompartımanı
olamamıştır. Tren uzaklardan geçerken ve geçtiği şehirlere zenginlik
ve mutluluk dağıtırken, biz biraz da kıskançlıkla el sallamakla
yetindik. Değerlerimize sahip çıkmadık. Tek tükte olsa üretene,
İl ekonomisine katkıda bulunana iyi bakmadık. Çekemedik onları...
Bir
şey üretmeden, onların dedikodusunu yaptık, çoğu zaman acımasızca
eleştirdik. Velhasıl bir türlü; küçük olsun benim olsun liginden,
büyük olsun, hepimizin olsun ligine terfi edemedik. İki kişi bir
araya gelemedik...
Kısır çekişmelerle yıllarımızı tükettik... Eğer Kastamonu bugün
böylesine bir müthiş tarihi ve kültürel birikime, eşsiz tabii
güzelliklere ve verimli topraklara sahipken, hala geri kalmışlık
zincirini kıramamışsa, bunun bütün vebalini siyasetçilere yükleyerek
sıyrılamayız işin içinden. Bunda en az siyasetçiler kadar, iş
adamlarımızın, esnafımızın, yerel yöneticilerimizin, benim, senin,
kısacası hepimizin vebali vardır. Artık bu zihniyeti değiştirmeliyiz.
Öncelikte işe kendi değerlerimize, Kastamonu için düşünen, üreten
İnsanlara sahip çıkarak başlamalıyız. Bu konuda oldukça güzel
gelişmelerde yaşanıyor. Buna örnek olarak Kastamonu'da faaliyet
gösteren bir çok sivil toplum kuruluşunun bir araya gelerek, Kastamonu
için ne yapabiliriz yapabiliriz sorusuna cevap aramalarını gösterebiliriz.
Bir diğer örnek, değerli işadamımız Sudi Topal'ın öncülüğünde,
517 kişinin bir araya gelmesiyle kurulan ve Türkiye'nin ilk bölgesel
holdingi olan Kastamonu Holdingi gösterebiliriz. İki kişinin bir
araya gelemediği bir il de, 517 kişinin ortaklığıyla kurulan ve
Kastamonu'ya Ilgaz Montain Resort gibi dünya çapında bir tesisi
kazandıran Kastamonu Holding, arka arkaya yaşanan ekonomik krizlere
rağmen bugün hala dimdik ayakta ve yeni yatırımların hedefini
ortaya koyarak, geleceğe umutla bakıyorsa ve mevcut yapısıyla
Türkiye'ye örnek olacak bir duruş sergiliyorsa; bize, tüm Kastamonululara,
Kastamonu Holdinge sahip çıkmak düşer.
Sadece
Kastamonu Holding'e değil, başta SFC, Yongapan, Zintaş olmak üzere,
Kastamonu için, Kastamonu'da üreten bütün değerlerimize sahip
çıkmalıyız. Çünkü; Kastamonu'nun kurtuluşu, değerlerine sahip
çıkmaktan ve üretmekten geçiyor.